Bingölde, 30 haneli bir köyde gençlerin faili olduğu 4 yıllık bir tecavüz skandalı ortaya çıktı
T24
12 Mart’ta Karlıova Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılan 7 şüpheliden; K.T., ‘nitelikli cinsel istismar’ iddiasıyla tutuklanırken diğer 6’sı ‘basit cinsel istismar’ iddiasıyla adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. Kararda, “.. tutuklanma nedenlerinin var olması ancak adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yeterli olacağı” takdir edildi.
İddiaya göre K.T.’nin tecavüzleri 2013’ün Ağustos ayına kadar haftada bir açık alanlarda sürdü. Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, K.T.’nin tecavüzünden 1-2 yıl sonra ağabeyi B.T., “Sen K. ile birlikte olmuşsun, benimle birlikte olmazsan ailene söylerim” diyerek Ç.’yi istismar etti. Daha sonra da, sırasıyla köyün gençlerinden E.B., N.G., ağabeyi K.G., T.M. ve ağabeyi T.M. de aynı tehdit yöntemiyle Ç.’ye tecavüz etti. Ç., ifadesinde, T.M.’nin “Elimde videon var, internete koyacağım, benimle birlikte olacaksın” diyerek tehdit ettiğini ileri sürdü. Ve tüm sanıklar ‘tehdit ettiği ve mecbur kaldığı’ için bu tecavüzlere itiraz edemediğini söyledi. Ç. , bebeğin babasının K.T. olduğunu ifade etti.
Bu ifade üzerine 7 şüpheli gözaltına alındı. Sanıklardan 19 yaşında olan K.T., Ç. ile 4-5 kez sürtünme şeklinde birlikte olduğunu, Ç.’nin bu gönüllü ilişkiler karşılığında para ya da sigara istediğini iddia etti. K.T., Ç.’nin komşu köyden N.G. ile de birlikte olduğunu ileri sürdü. 22 yaşındai olan N.G. ise Ç.’nin bacaklarını okşadığını fakat birlikte olmadığını savundu. Diğer 5 şüpheli ise iddiaları reddetti. 12 Mart’ta Karlıova Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılan 7 şüpheliden; K.T., ‘nitelikli cinsel istismar’ iddiasıyla tutuklanırken diğer 6’sı ‘basit cinsel istismar’ iddiasıyla adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldı. Kararda, “.. tutuklanma nedenlerinin var olması ancak adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yeterli olacağı” takdir edildi. Serbest kalan 6 kişi köylelerine geri dönerken, 8 aylık hamile olan Ç. komşu bir ilde devlet tarafından bir eve yerleştirildi. Şimdi bu 30 haneli köy bir barut fıçısı halinde... Aile kızını kabul etmezken, bir ay sonra doğacak bebeğin akıbeti de meçhul.
T24


Yaprak
Zihnioğlu’na göre Nezihe Muhiddin, “Osmanlı feminizminin öncü
kişiliklerinden biri olarak, Batı’nın etkinliklerini, yayınlarını
izlediği Şair Nigar, Fatma Aliye ve Halide Edib’in de içinde yer aldığı
büyük kadınlar kuşağının son üyesi” idi. Muhiddin, 1889’da İstanbul
Kandilli’de doğdu. Eğitimini evde aldığı derslerle tamamladı; Arapça,
Farsça, Almanca ve Fransızca öğrendi. Yirmi yaşına geldiğinde meslek
hayatına başladı. İttihat ve Terakki Kız Sanayi Mektebi’ne müdür tayin
edildi. Burada jimnastik, lisan, piyano, biçki-dikiş derslerinin
öğretmenliğini üstlendi. Daha sonra Selçuk Hatun Sultanisi, Kız Hayat
Mektebi ve İzmir Hilal Sultanisi müdürlüklerinde bulundu. Savaş zamanı
okulunu dikimevine dönüştürdü, İlk Tedavi Hastanesi’nde öğrencileriyle
birlikte hastabakıcılık yaptı. 1929’da Gazi Osmanpaşa Erkek Orta
Mektebi’ne atandı ve buradan emekli oldu. İki kez evlendi: Muhlis Ethem
ve Memduh Tepedelenligil. Okul dışında, kadın hakları için yürüttüğü
faaliyetlere ara vermeden devam etti. Sabah ve İkdam gazetelerinde ilmi
yazılar, Peyam-ı Sabah’ta edebi yazılar kaleme aldı. İlk romanı (Şebab-ı Tebah)
1911 yılında basıldı ve bunun dışında üç yüz kadar öykü, sahnelenmiş
piyesler, operetler ve filme alınmış senaryolar kaleme aldı. 1930’lu
yıllarda köşesine çekilmeye zorlandı ve ismi hafızalardan silindi. 10
Şubat 1958 tarihinde İstanbul’da yalnız ve unutulmuş bir durumda bir
akıl hastanesinde vefat etti. Peki, onu yapılan çalışmalara konu edecek,
ismini tarihin karanlık dehlizlerinden çıkaracak kadar önemli kılan ne
idi?













